Yeni Yorum Gönder 
 
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 1 Oy - Ortalama: 5
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Kırmızı Emprimenin Derin İzleri
07-07-2019, 10:00 AM
Yorum: #1
Kırmızı Emprimenin Derin İzleri
Kırmızı Emprimenin Derin İzleri

“Korkuyu unutmuş gözlerim
Kırmızı ceket gibi yanmış içim
Anlıyorsun ben biraz yabaniyim
İklimler seninle değişir çiçeğim
Korkuyorsan elimi tut gülüm!”
Harun Erikçi

Bugün gibi hatırlıyorum, çocukluk günlerimden bu yana kırmızıya karşı ilgim oldu. Sekiz ya da on yaşlarımdayken siyah bir ayakkabım vardı. Ama onu hiç sevmiyordum. Sürekli kırmızı ayakkabım olsun istemiştim.
Bir eve konuk olarak gidecektik. Siyah ayakkabılarım çok eskimişti. Babam dedi ki:
-Yanıma gel kızım, ayakkabıların eskimiş, sana bir ayakkabı alayım.
Çok mutlu oldum! Siyah ayakkabılarımdan kurtulacaktım! Çünkü onları hiç sevemedim. Heyecanımdan yerimde duramadım! Artık bir kırmızı ayakkabım olacaktı! Mutluluktan uçacak gibiydim!
Babamla buluştuk ve ayakkabı almaya gittik. Çok aradık, çok… Bir tane kırmızı ayakkabı bulamadık. Buna çok üzüldüm! O yıllardaki yaşıma uygun ayakkabı yoktu. Var olanlarsa büyüktü. Bu sefer kahverengi ayakkabı aldık. Üzüntüm azalmadı. Düşlediğim kırmızı ayakkabıyı almak için tam üç yıl bekledim. Sonunda kırmızı ayakkabım olduğu için çok sevindim!
Siyah, sadece kırmızı rengi bozmakla kalmaz, kırmızıya yenik düşer. Siyahın kırmızı renge yenik düşmesi de beni hep çok mutlu etti! Kırmızı ayakkabılarım olunca çok mutlu oldum! Sevinçten ağladığım ve o ayakkabılarıma gözüm gibi baktığımı anımsıyorum.
Bir çiçekçinin önünden geçerken bile vitrindeki kırmızı gül, bana gülüyor ve bana haykırıyor, duygusu verirdi. Kırmızı benim için
bir yaz masalı gibidir duygularımda. Hiçbir zaman vazgeçemediğim bir renktir kırmızı.
Duygusal yaklaşımla kırmızıyı soylu aşkın ve tutkunun rengi diye biliriz. Kırmızıyı çok severim! Çocukluğumdan bu yana kırmızının anılarımda derin izleri var.
Hayat bana karşı çok acımasız oldu! Çocukluk yıllarımdan beri hiç bir gün yeşil ışığım olmadı. Sorun değil, içimdeki kırmızı ışık hiç sönmedi!
Güzel giyinmeyi çok severim. Yeni evlendiğim günlerde eşimin ablasıyla kumaş mağazasının önünden geçerken vitrinde kırmızı emprime gördüm. Vitrinde “beni al!” diye haykırıyor, gibi geldi. Orada kalakaldım! Oraya bakmaktan kendimi alamadım, gözümü ayıramadım. Ürkek bir ses tonuyla:
-Abla şu kırmızı emprimeyi soralım, çok beğendim, dedim. İçeri girdik, sorduk çok pahalı değildi. Eşimin ablası bana onu hediye olarak aldı. Mutlu oldum! Bunu hemen dikip giymeliyim, diye düşündüm. Koşar adımlarla eve geldim.
* Sevgili Güler Erkan’ın biçki-dikiş kalıplarından her zaman aldım. Ondan yararlanarak kendime, çocuklarıma ve arkadaşlarıma elbiseler, pantolonlar, ceketler diktim. Buradan sevgili Güler Erkan Hanıma çok teşekkür ederim.
Aldığımız kumaşı hemen dikip güzelce ve içime sindirerek giyinmek isteğindeydim. Ama dikemedim, hevesim ve heyecanım içimde kaldı!
Garip bir kuş örneği, çevreme bakınıp durdum ve günlerce ağladım! Tam üç yıl çıkarıp dikemedim. Neden mi? Kayın validemin korkusundan!
Eşim aldı desem fırtına kopacak, ablası aldım desem yine kıyamet kopacaktı. Bu kumaşı nasıl saklayacaktım? Dolabımıza koysam orayı karıştırır, sandığa koysam oraya bakar ve görürdü.
Yakınlık duyduğum bir komşumun evinde sakladım. Ne kadar süreyle dersiniz? Tam üç yıl… Üç yıl sonra eşimin bir arkadaşı evleniyordu, düğüne çağrılıydık.
Bir hikâye uydurup kumaşı ortaya çıkardım. Kırmızı Emprimeyi düğünde giymek için gönlüme göre diktim. Giyindin, yakıştı mı? Diyebilirsiniz.
Hayır… Kayın validem giydirmedi, engel oldu! Bu elbisenin bana çok yakıştığını ve tüm gözlerin bana bakacağını söyledi! Benim ne yaptığımı sorarsanız, yıllarca saklı, gizli giyindim! Kendi kendime ne mi dedim? Helal olsun sana, kaynana!
Bugün gibi aklımda. Yazarken bu anı yaşar gibi oluyorum. Gözlerimden akan yaşlara engel olamadımSadSadSad, yüreğim burkuldu! O yıllarda henüz on beş yaşındaydım. Bir çocuğa bunları yaşatan kaynanalar utansın.

Şair Dursun Yeşil, kaynana için neler demiş, onu da okuyalım:

“Bugün yine surat beş karış asık
Soğukta mı yattın, nazlı kaynana.
Gözlerinin önü morarmış basık
Uykusuz mu kaldın, hızlı kaynana.”
*
Emine Dönüş ÖZATAR
kullanıcının tüm mesajlarını bul
Alıntı ile Cevapla
Yeni Yorum Gönder 


Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi